Posted by: Divane on: Mayıs 30, 2007
Derdi olan iki sanatçı.
İki güzel ruh.
“Da te nije alija”yı Ömer KARAOĞLU’ndan ve elbette “Şehit Türküsü”nü de Dino Merlin’den dinlemek ne kadar güzel olurdu.
Dino Merlin, ya da asıl ismi ile “Edin Dervişhalidoviç” önümüzdeki günlerde İstanbul’da olacak. 3 Haziran Pazar günü Harbiye Açık Hava Tiyatrosunda sahne alacak ve Saraybosna’dan bir ses olup, bir tını olup, bir selam olup yüreğimize doğru akıp gidecek.…
Bir hüzün yağmuru altında, Aliya’nın cenaze töreninde çalıyordu Dino Merlin’in Da te nije alija’sı. Yüzbinlerce mü’min yürek salavatlar, dualar ve “Da te nije alija” ile uğurluyordu gönül verdikleri bilge krallarını. Yüzünde Kudüs gülleri açan bir güzel insan da oradaydı. Erbakan Hoca… O büyük çınar, yaşlı gözlerle uğurluyordu “kardeşini” en sevgiliye.
Gözlere gökler eşlik ediyordu o gün.
Gökler boşalıyordu, yağmur yağıyordu ve Dino Merlin söylüyordu;
da te nije alija / aliya sen olmasaydın
orada, güneşin doğduğu, yıldızların olduğu o yerde
orada, gökyüzünün o bulutsuz yerinde
temiz ruhların yuva kurduğu o yerde
gözlerin karanlıktan uzaklaştığı olduğu o yerde
o tarafa çeviriyorum başımı
o meydanlarda, ses çağırtmakta herkesi
ben gözlerimi kapayıp kollarımı açıyorum
ve rüyalarımı, yüzsünler diye bırakıyorum
bu kadar ışıltılı parlayamazdı
bu benim güzel avlum
ve ben karanlığı ışık bilirdim
aliya sen olmasaydın
kelimelerde, şarkılarda hep seni geleceği gördüm
sonra bunun günah olduğunu düşündüm
ve beni dinleyecek kimsenin olmadığını düşündüm
ama var, nasıl olmaz, benim ruhum dinliyor
ve beni dinleyecek kimsenin olmadığını düşündüm
ama var, nasıl olmaz, ruhum beni duyuyor
bu kadar ışıltılı parlayamazdı
bu benim güzel avlum
ve ben karanlığı ışık bilirdim
aliya sen olmasaydın
İçinden Kudüs geçen şarkılar söylüyor Ömer KARAOĞLU ve içinden Saraybosna geçen şarkıların sahibi ile mutlaka ama mutlaka düet yapmalı.
Dimdik ve onurlu iki adam…
Özgün eserler yapan ve güçlü yorumları ile coğrafyamıza damgalarını vuran bu iki isim mutlaka düet yapmalı.
Bir rengi var seslerinin ve sadece Kudüs ile, sadece Saraybosna ile de yer almıyorlar piyasa’da. Batı ve Doğu’ya ait birçok enstrümanı kullanarak müzik yapıyorlar ama tamamen özgün işler çıkartıyorlar. Geothe’den Mevlana’ya muhabbet ve merhamet var onlarda.
Farklı ve yeni bir tarz bu. 80 sonrasında “sağcı” olmadıklarını farkeden müslümanları için nasıl “Ömer KARAOĞLU Müziği” bir çözüm olmuşsa, Dino Merlin’de Saraybosna için, Bosna için ve Balkanlar için o denli bir çözüm olmuştur.
Ömer KARAOĞLU, zahmetsiz, tehlikesiz ve içinde Kudüs olmayan eserleri tercih etmemiştir hiçbir zaman. Ve savaşın en saldırgan günlerinde Saraybosna’yı terk etmeyen Dino Merlin ile aynı yolun yolcusudur bence.
O yüzden en yakın zamanda Ömer KARAOĞLU ile Dino MERLİN aynı sahneyi paylaşmalı.
Mutlaka…
M.Mustafa UZUN
30 Mayıs 2007 – Milli Gazete
Haziran 27, 2007 12:35 am
kesinlikle katılıyorum