Posted by: Divane on: Mayıs 30, 2007
Derdi olan iki sanatçı.
İki güzel ruh.
“Da te nije alija”yı Ömer KARAOĞLU’ndan ve elbette “Şehit Türküsü”nü de Dino Merlin’den dinlemek ne kadar güzel olurdu.
Dino Merlin, ya da asıl ismi ile “Edin Dervişhalidoviç” önümüzdeki günlerde İstanbul’da olacak. 3 Haziran Pazar günü Harbiye Açık Hava Tiyatrosunda sahne alacak ve Saraybosna’dan bir ses olup, bir tını olup, bir selam olup yüreğimize doğru akıp gidecek.…
Posted by: Divane on: Mayıs 30, 2007
Her alanda lider servisleri milyon dolarlar harcayarak satın alan google, daha önce ayyas’ın dedikodu olarak bahsettiği, RSS reklam ve yönetim servisi Feedburner’i alacağı, Techcrunch tarafından doğrulandı. Google tarafından verilen ücret 100 milyon$, alımın gerçekleşmesinin ise 2-3 haftayı bulacağı söyleniyor. Kısaca, Google RSS teknolojisi ve RSS reklam marketinde çok önemli bir yere sahip oluyor.
Posted by: Divane on: Mayıs 30, 2007
TGRT’yi satın alarak Türk televizyonculuk hayatına giren Avustralya asıllı Amerikalı medya patronu Rupert Keith Murdoch, kanalın adını değiştirdi ve birkaç ay önce Fox TV medyamıza armağan oldu.
Fox’un yayıncılık anlayışına girmeden önce Murdoch’ın kim olduğuna bir bakalım:
Avustralya asıllı Amerikalı girişimci Murdoch İskoçya kökenli bir ailenin oğlu olarak Melbourne’de dünyaya geldi. Babası Keith, Avustralya gazeteciliğinin öncülerinden biriydi. Rupert, ailesinin çiftliği Cruden’de büyüdü.
Posted by: Divane on: Mayıs 29, 2007
Ermeni diasporasi Amerika’da aşağıdaki posterlerin hangisi uygun olur diye yarışma yapiyor..
İflah olmaz bir iyimserlik içinde olduğumuzun resmidir!
Ermeniler 1915 olayları için internet üzerinden poster oylaması başlatmışlar.
Bazi posterlerden örnekler:
Posted by: Divane on: Mayıs 26, 2007
Yıldızları görmek istiyorsan Ampülleri söndür!
Posted by: Divane on: Mayıs 24, 2007
Bir gün Behlül Dana hazretleri, üstü başı toz toprak içinde
uzun bir yolculuktan gelmiş olmanın belirtileri ile Harun Reşid’in
huzuruna çıktı. Harun Reşid sordu:
- Be ne hal Behlül, nereden geliyorsun?
- Cehennemden geliyorum ey hükümdar.
- Ne işin vardı cehennemde?
- Ateş lazım oldu da, ateş almaya gittim.
- Peki, alabildin mi bari?
- Hayır efendim getiremedim. Cehennemin bekçileriyle görüştüm, onlar
“Sanıldığı gibi burada ateş bulunmaz. Ateşi herkes dünyadan kendisi
getirir” dediler.
Posted by: Divane on: Mayıs 24, 2007
Kaç asır oldu bilmem bilemem…
Ders almak için hatırlamak anlamlıdır. Geriye bakmanın manası da buradadır aslında. Bu yüzden kimi isimler vardır anımsamayız, çünkü bize heyecan vermiyordur artık, şaşırmıyoruz da aslında Mustafa Kutlu’yu okuduktan sonra. Ve kimi isimler de vardır ki bir hayatın, bir sevdanın bir diğer ismi olmuştur. Rasim Özdenören’in Gül Yetiştiren Adam’ıyla değişimin sel gibi üzerimize geldiğini keşfedebiliyorsak, Cahit Zarifoğlu ismi bize Afganistan’ı nasıl hatırlatıyorsa, Sezai Karakoç’un Mona Roza şiiri ve Diriliş’i bizim için ne kadar önemliyse ve Nuri Pakdil’den Kudüs demeyi öğreniyorsak, çok değil on yıl sonra şüphesiz Ömer Karaoğlu da bizler ve çocuklarımız için bu hayatın ve bu sevdanın unutulmaz isimlerinden olacaktır.
Posted by: Divane on: Mayıs 15, 2007
Güzel iş yapmak, güzel söz söylemekten daha güzeldir…
La Edri
Son Yorumlar